Yılın Marka Yüzü ve Duyarlı Kadınları

Geri

Çalışan, üreten, toplu­ma katma değer yaratan ve en önemlisi gelecek kuşakları yetiştiren kadınların aktif olduğu toplumlar, daha gelişmiş ve şüphesiz daha modern. Erkek egemen tarih sayfalarında yarışa geç başlayan kadınlar, bugün bilimden sanata, spordan siyasete, mühendislikten eğitime pek çok alanda başarı hikayeleri ile gündemdeler.

The Brand Age Dergisi yazarlarının ve iş ortaklarının oylaması ve Adba International’ın sosyal medya analizi sonuçları ile belirlenen listede 15 farklı kategoride yılın ilham veren kadınlarını değerlendirdi. İşte yılın ”Marka Yüzü” ve ”Duyarlı” kadınları!

Yılın Marka Yüzü Kadınları

İrem Derici

‘’Jean Amerika’nın şalvarıdır’’ sloganıyla pazara giren yerli marka De Facto, denim pazarına girişini ünlü şarkıcı İrem Derici ile tanıttı. Şarkılarıyla oldukça geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, ilk kez bir markayla işbirliğine gitti. Aynı dönem içerisinde farklı markalarla karşımıza çıkan ve kafaları karıştıran ünlülerin aksine İrem Derici’nin, hiçbir marka ile eskimemiş yüzü, markayı tamamen başarıyla temsil etti. De Facto Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İhsan Ateş’in sözlerine göre de markanın ilk denim koleksiyonu için İrem Derici seçimi hede 12’den vurmaktı. Markanın bu işbirliği sonrasında satışlarını gözle görülür oranda artırdığı, İrem Derici’nin de bu başarıda büyük pay sahibi olduğu söyleniyor.

Meryem Uzerli

Meryem Uzerli, geçtiğimiz senelerde Muhteşem Yüzyıl’daki karakteriyle büyük bir ün kazandı ve ülkemizin yanı sıra Arap dünyasında da hatrı sayılı bir hayran kitlesi edindi. Bu rolün meyvesini dünyaca ünlü bir marka olan Bulgari’nin reklam yüzü olarak topladı. Uzerli, Arap hayranlarının sevgisi sayesinde Bulgari yetkililerince farkedildi ve markanın Dubai çalışmalarında rol alarak reklam yüzü oldu. Güzel oyuncu, Arap dünyasında çıkan bir derginin kapağında da Bulgari imzalı takılarla boy gösterdi. Alman asıllı oyuncunun, bu anlaşma karşılığında ise 1 milyon dolar aldığı konuşuluyor. Victoria’s Secret meleği Rosie Huntington-Whiteley de aynı markanın dünya çapındaki reklam yüzlerinden.

Yılın Duyarlı Kadınları

Nurten Öztürk

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, anne ve babasının sözlerini kendisine rehber edinerek bugün Türkiye’nin önde gelen iş kadınlarından biri oldu. Gerçekleştirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle hem yurtiçi hem yurt dışında birçok platformda dikkat çekti ve bu konuda birçok ödüle layık görüldü. Mengen’de 1949 yılında doğan Öztürk, ilk ve ortaokulu tamamlayarak Fen Fakültesi Zooloji-Botanik Bölümü’nü bitirerek 1971 yılında Akşehir Öğretmen Okulu’nda Biyoloji öğretmeni olarak görevine başladı. Aynı yıl Fikret Öztürk ile evlendi. Görev aldığı tüm okullarda laboratuvar çalışmalarına öncelik verdi. 1984 yılında öğretmenlikten ayrılarak aile şirketi olan ve 1980 yılında kurulan Öztürkler Petrol Ltd. şirketinde çalışmaya başladı. 1992 yılında İstanbul’a gelerek Türkiye’nin ilk yerli akaryakıt şirketi olan OPET Petrolcülük A.Ş.’yi kurdu. Nurten Öztürk’ün liderliğini üstlendiği sosyal sorumluluk projeleri, toplumsal sorunların çözümüne kurgulanmış çalışmalardır. Sektörde fark yaratan “Temiz Tuvalet Kampanyası”, “Yeşil Yol Projesi”, “Örnek Köy Projesi”,“Tarihe Saygı Projesi”ve“Tra k Dedekti eri Projesi”nin kir lideri ve yöneticisi olan Nurten Öztürk, bu güne kadar beş büyük sosyal sorumluluk projesiyle 20 milyondan fazla kişinin hayatına dokundu.

 

Dr. Havva Sula

1989 yılında sağlık mensubu arkadaşlarıyla kurduğu Hayat Vakfı’nda sağlık ve sosyal hizmetlerle ilgili birçok alanda çalışma yaptı. O dönem baş gösteren Bosna ve Kosova Savaşı sırasında ‘’hem hekim hem de Müslüman olarak yapacağımız çok şey var’’ anlayışını benimsedi ve bu tip çalışmaların daha özel bir kuruluş altında yapılması gerektiğini düşünerek Yeryüzü Doktorları Derneği’ni kurdu. Dünyanın neresinde olursa olsun, kim olursa olsun; savaş, açlık, yoksulluk, doğal afet gibi herhangi bir sebepten dolayı sağlık hizmetine ihtiyaç duyan insanlara gönüllü olarak yardım elini uzattı. Yeryüzü Doktorları’nın projeleri kapsamında Dr. Havva Sula, bireysel olarak gidemeyeceğimiz, ulaşamayacağımız bölgelere ulaşıyor; bencilliğin, materyalizmin açtığı yaraları sarmaya çalışıyor.

 

Müge Kesmez

Şanlıurfa’da 30 yıllık virane Yolbilir İlkokulu’na 2 yıl önce atanan sınıf öğretmeni Müge Kesmez, özverili çalışmalarıyla okulu adeta yeniden inşa etti. Kesmez, bahçesine oyunlar çizdiği, duvarlarına eğitici etkinlik ve materyal astığı rengarenk okulu öğrencilerin daha mutlu olduğu bir eğitim yuvasına dönüştürdü. Girişimleri sonucu ve yakınlarının da maddi desteği ile velilerle çatıyı onarıp, pencere ve lavaboları yeniledi. Boyanın ardından öğrenciler için çeşme ve bahçeye kapı yapan Müge öğretmen, sosyal medya aracılığıyla topladığı kitaplarla okula büyük bir kütüphane de kazandırdı. Velilerin maddi durumu iyi olmadığından sosyal medya aracılığıyla büyük rmalarla irtibata geçip, kolejler için okul kıyafetleri hazırlayan markalarla görüşüp her sınıf için farklı formalar temin etti. Çocukların daha iyi ortamda eğitimlerini sağlamak ve sınıftaki öğrenci mevcudunu düşürmek için kendi lojmanını da 3. ve 4. sını ara ayıran Müge öğretmen, hava aydınlanmadan yola çıktığı, her gün 45 kilometre yol katederek geldiği okulda öğrencilerinin en iyi şekilde eğitim görmesi için çaba sarf ediyor.

 

Şerife Boz ve Semra Tutar

Darbe girişiminin yaşandığı gece meydanlara koşan Şerife Boz, bir gün sonrasında kullandığı kamyonla mahalleyi alıp Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilen Demokrasi Nöbetine gelişiyle simgeleşti. 51 yaşındaki Şerife Boz ve komşusu Semra Tutar, 16 Temmuz akşamı Taksim meydanında düzenlenen darbe karşıtı gösteriye çocuklarını, torunlarını kamyona bindirip yola çıkışıyla bir anda gündeme oturdu. Şerife boz E- Sınıfı ehliyeti olmadığını ancak böylesi bir durumda hiç düşünmeden yola çıktığını, çok büyük duygularla savaşa gidermişçesine Taksim meydanına gittiğini açıkladı. Aracı yolda giderken insanlarla da dolduran Boz, olay sonrası insanlardan gelen ilgiden dolayı mutlu olduğunu dile getirdi. Demokrasi nöbeti için kamyonu ile mahalleliyi Taksim’e taşıyan Şerife Boz, “Devletim, milletim ve çocuklarımın geleceği için canla başla mücadele ederek tankların olduğu yere kadar gittim” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir