Reklamcılığın ŞOK’u çıktı!

Geri

Kobra’nın Reklam Takibi

‘’Şok’’ bekledik ama sonunda oldu… Nihayet “ucuz süpermarket” konsepti Türkiye’ye geldi.

2017 itibariyle artık bizim de içinde her çeşidi düşük fiyatlarla bulabileceğimiz bir süpermarketimiz oldu. Ağlamak istiyorum sayın okuyucular! Türkiye’yi “ucuz süpermarket “ kavramıyla tanıştırdığı için Şok’a teşekkürlerimi sunuyorum (!)

Ne de olsa yıllardır Migros’da süt bulsak çikolata bulamıyor, A101’de çeşit sıkıntısı çekiyor; BİM’de affedersiniz kazık yiyor, üstelik hiç birinden uygun fiyata alışveriş yapamıyorduk. Nihayet ŞOK geldi de rahatladık!

Umarım Tansaş’ın, Gima’nın değerini bilmeyen (!) halkımız ŞOK’un değerini bilir, vefasızlık göstermez de ŞOK uzun yıllar yaşar.

“Akşama babacığım, unutma Ülker getir”

“Akşama babacığım, unutma Ülker getir” reklamı 1970’lerde daha ortalarda rakip yokken, kategori doğmamışken işe yarayabilir. Lakin aynı kafayla gelip de artık oturmuş bir pazarda reklam yapıp iyi sonuçlar beklerseniz en fazla ŞOK olursunuz.

Geçmişte “Şok daha ucuzu yok” sloganına pek itibar etmeyen vatandaş “Yeter de artar” sloganına mı tav olacak?

Kaldı ki Şok’un bunu çoktan öğrenmiş olduğunu düşünüyordum. “Şok daha ucuzu yok” diye uzun yıllar reklam yapıp reklamcı cinliğiyle pazar payı elde edemeyeceğini anlayan Şok birkaç yıl önce nihayet “gerçek bir strateji” geliştirmişti.

“Migros kalitesindeki markalar BİM’deki fiyatlara” diye özetleyebileceğimiz “Hepsi iyi marka, fabrikadan halka” stratejisini geliştirmiş, bir de bunu Seda Sayan’la çok güzel ifade etmişti. Bu stratejiyle devam edilse ŞOK, bugün BİM’den ve Migros’tan farklılaşmış; kendine yeni bir kategori yaratmıştı bile. ŞOK; Mintax, MİS, Amigo, Evin vb. itibarlı ve başka hiçbir yerde olmayan markaları bünyesine katmıştı. Bu markalar hem Migros’ta bulunan pek çok marka kadar itibarlıydı hem de neredeyse BİM’deki fiyatlara satılıyordu. Yani Migros “kaliteli market”, BİM “ucuz market” konumlarına sahipken, ŞOK “Migros’a layık markalar BİM fiyatlarıyla” konumuna sahip olmak üzereydi ama yoldan çıktı ve BİM’i taklit ederek sadece ürün fiyatları üzerine iletişim yapmaya başladı:

“ŞOK’ta domates 2.99”, “ŞOK’ta Muz 3.99”, “ŞOK’ta elektrikli soba 129.99’a”…

Peki bu reklamları izleyenlerin “haaa demek ŞOK’ta 2.99’sa BİM’de 2.49’dur domates”, “hımmm elektrikli soba ŞOK’ta 129.99’sa BİM’de 99.99’dur” diye düşünmesine kim engel olacak? Olamadı ve tabii ki bu reklamlar işe yaramadı. BİM varken insanlar ŞOK’un daha düşük fiyatlı olduğuna nasıl inanacak? BİM’den daha güzel raflar ve şıklık, BİM’den daha uygun fiyatlı olduğu algısı mı yaratacak?

Bakın BİM 100 yıldır hala “Toptan fiyatına, perakende satış” diyor. Ayrıca kim “BİM’deki çeşit bana yetmiyor” diyor ki? Tüm araştırmalar bunun tersini gösteriyor. Halk “BİM’de her aradığımı buluyorum” diyor araştırmalarda. ŞOK da şimdi diyor ki “Hayır BİM sana yetmez ama ŞOK yeter de artar,’’. Üstelik bu stratejinin işine yarayacağını düşünüyor. Hadi inşaallah :))))

Liderlerden değil, kaybedenlerden ders alınır

Lideri taklit ederek bir yere varılsaydı, Cola Turka hayatında hiç reklam yapmamış olan ve BİM’den başka hiçbir yerde satılmayan Le Cola’dan bile az satıyor olmazdı. Limonata pazarının %90’ına sahip olan Uludağ Limonata karşısında, onlarca ulusal ve uluslararası marka nal toplamazdı.

Başarılı olmak istiyorsanız pazarlamada ne yapmanız gerektiğinden önce kesinlikle ne yapmamanız gerektiğini bulmalısınız.

ŞOK’un acilen Tansaş’a, Gima’ya odaklanması gerekir. Migros varken halkımıza Tansaş veya Gima neden “yetip de artmadı”?

“ŞOK reklamındaki oyuncu ile BİM reklamındaki oyuncu aynıymış. Buna hiç değinmeyecek misin?” diyen reklamcılara ve marka danışmanlarına küçük bir not: Bunlarla uğraşanlar, hasta bitkisel hayattayken hastanın burnuna estetik ameliyat yapmaya çalışan doktorlar gibidir. İstanbul fethedilirken de Bizans kiliselerinde meleklerin cinsiyeti tartışılıyordu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir