Mekanınızın sesini duyuyor musunuz? O sizle konuşuyor!

Geri

Markalar için tüketicileriyle buluştukları fiziki mekanlar da birer iletişim aracı. Bir banka şubesi, bir toplantı odası ya da bekleme alanı… Bu alanlarda yaşatılan müşteri deneyimi, müşterinin markaya bağlılığını ve tekrar satın alma eğilimini artırıyor. Workshop İstanbul Kurucu Ortağı İç Mimar Yiğit Cin, perakende, restoran cafe, bankacılık sektörlerinin mekan tasarım ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğunu belirtiyor, markanın mekanlarını yaratırken kişisel beğeninin ötesinde iş hedeflerini dikkate alması gerektiğinin altını çiziyor.

Mekanları, bu dünyadaki varlığımızı anlamlandıran, varoluşumuzu, algılarımızı, bakış açılarımızı belirleyen en önemli unsurlardan biri olarak kabul etmek gerekiyor. İnsanın biçimlendirdiği mekanlar, sonrasında insanı biçimlendiriyor. İşin ilginç tarafı, tüm hayatımızı geçirdiğimiz, mekanların bu belirleyiciliği üzerine çok az düşünüyoruz.

Örneğin markalar… Yarattıkları mekanların, müşterileriyle, çalışanlarıyla, tüm sosyal paydaşlarıyla konuştuklarının ne kadar farkındalar acaba? Ancak mekanlar, bizlerle kendi lisanlarıyla konuşuyor ve aslında bu mesajlar bilinçaltı yoluyla hepimize çok net bir biçimde ulaşıyor. Bu anlamda markalar için mekanlar artık çok önemli birer iletişim mecrası. Hatta tüketicinin marka ile fiziksel olarak buluştuğu, marka kimliğini, duruşunu, marka vaadini yansıtan en önemli mecralardan biri, belki birincisi olduğunu söyleyebiliriz. Ticari mekanlar hangi alanda faaliyet veriyor olursa olsun, müşteriye benzersiz bir deneyim yaşatmak zorunda. İş hedeflerinizi temel alarak mekanınızda benzersiz bir müşteri deneyimi sunuyorsanız, müşterinin markaya bağlılığı ve tekrar satın alma eğilimleri artıyor.

Mekanlar markanın diğer tüm kurumsal unsurlarıyla tutarlı olmalı

Markaların tüketicileri ile buluştukları tüm mecralarda tutarlı olmaları gerekiyor. Mekan, markanın diğer iletişim kanallarından kopuk olamaz. Yani markanın mekanı (mağazası, şubesi, yönetim merkezi) ile markanın kurumsal kimliği, logosu, tabelası, web sitesi, örneğin yeme içme sektöründeyse menüsü, çalışanlarının giyimi bile tam bir tutarlılık içinde olmalı ve aynı mesajı vermeli. Bu nedenle tasarımların tek bir el tarafından, ortak bir anlayışla ele alınması son derece önemli.

Markanızın logosu ayrı, kartvizitiniz ayrı, web siteniz ayrı, mekanınız ayrı bir mesaj veriyorsa müşterilerinizde bütünsel bir marka algısı yaratmanız oldukça zor. Markanın mekanı kadar, reklamları, posterleri, duyuruları, hatta sosyal medya ve dijital iletişim mecralarında bile aynı tutarlılığın devam ettirilmesi tüketicide bütünsel bir marka algısı yaratıyor.

Markanın mekanı dahil tüm mecralarında entegre bir tasarım anlayışıyla sürekli ve tutarlı bir iletişim dilinin yaratılması işini “Marka Mimarisi”, “Branding Architecture” olarak tanımlanıyor.

Mekanlar markanın iş hedeflerini dikkate almalı

Özellikle kıyasıya rekabetin olduğu bankacılık ve perakende, telekomünikasyon gibi sektörlerde diğerlerinden farklılaşma nasıl yaratılacak?

Workshop İstanbul Kurucu Ortağı İç Mimar Yiğit Cin, mekanların bu noktada kritik fırsatlar sunduğunu belirtiyor: ‘’Tasarım süreci kişisel beğenileri değil, bu işin matematiğini ve markanın içinde olduğu sektörün/ülkenin/tüketici davranışlarının dinamiğini temel almak zorunda. Mekanınız, belirli bir zaman diliminde, belirli bir coğrafyada, düşündüğünüz hedef kitleye ne söyleyecek? Ne söylemesini istiyorsunuz? Bunun için de tasarım sürecinden önce çok detaylı ve disiplinli bir bilgi toplama, araştırma, planlama süreci yürütülmesi gerekiyor. Tasarımdan önce, rakip analizleri, araştırma, marka konumlama çalışmaları yapılmalı, markanın iş ve iletişim hedefleri, müşterinin ihtiyaç ve beklentileri saptanmalı. Tüm bu ön araştırma ve incelemelerden sonra mekanın dolaşım şeması, tüm tasarım işlerinin dili, üslubu ortaya çıkmaya başlıyor. Bu aşamadan sonra malzeme ve renk seçimlerine kadar tüm unsurlar tanımlanmış oluyor.’’

Markayı ve mekanını tasarlarken, tüm tasarım aşamalarında dikkate alınması gereken en önemli unsur: Markanın iş hedefleri. İş hedeflerine hizmet etmeyen hiçbir tasarım ne kadar yaratıcı, ne kadar göz alıcı olursa olsun, markayı istenilen noktaya götürmüyor. Yani marka yöneticilerinin, iş sahiplerinin marka kimliklerini oluşturan tüm unsurları ve mekanlarını “kişisel beğeni” üzerine kurma gibi bir lüksleri artık yok.

Mekan tasarımlarının en önemli sorularından biri de, hangi sektörde faaliyet gösterdiğiniz. Perakende sektörünün, restoran cafe, bankacılık sektörlerinin mekan tasarım ihtiyaçları birbirinden tamamen farklı. Müşteriyi daha mekanınıza girmeden içeriye çekebiliyor musunuz? Müşterinin içeriye ilk girdikten sonra temas kuracağı nokta nedir? Müşterinin ilk olarak nereye yönlenmesini istiyorsunuz? Her markanın kendine özgü, çok kritik mekânsal ihtiyaçları da birbirinden farklı.

Yiğit Cin, ‘’artık nasıl kahve markaları yalnızca kahve satmıyor, bir yaşam biçimi ve müşteri deneyimi sunuyorlarsa, perakende, bankacılık, telekomünikasyon, hatta kozmetik, beyaz eşya gibi sektörler de sattıkları ürün ve hizmetlerin ötesinde tüketicilerine farklı bir marka vaadi ve özel bir müşteri deneyimi sunarak farklılaşmayı sağlamak zorundalar’’ diyor. Bu farklılaşma alanları nasıl belirleniyor? Bunun yolu detaylı araştırma ve analizlerle tüketiciyi, tüketicinin davranışlarını ve beklentilerini iyi anlamaktan geçiyor.

Yolcuların seyahat saatlerini beklerken, dijital uygulamalarla donatılmış şubede, hem geleneksel yüz yüze bankacılık hizmetlerini alabilecekleri, hem de dijital çağın gerekliliği olan dijital bankacılık hizmetlerinden faydalanabilecekleri ayrıcalıklı bir ortam tasarlandı. Şube, içerisindeki dokunmatik ve dijital ekranlar, tabletler, sanal gerçeklik gözlükleri ve dijital yayınların bulunduğu eğlence alanında dijital dünyanın yeniliklerini deneyimleyebilecekleri eğlenceli ve konforlu bir mekan. DenizBank Yüksek Hızlı Tren Garı Şubesi marka mimarisi anlayışının yansıtıldığı, farklı bir müşteri deneyimi sunan bir proje

 

Workshop İstanbul kimdir

2013 yılında kurulan Workshop İstanbul, mimari ile markanın tüketici ile buluşan tüm unsurlarının entegre bir tasarım anlayışıyla ele alınması gerektiği düşüncesiyle kurulan bir tasarım ajansı. Mimari tasarım, Marka tasarımı ve İletişim tasarımı ana başlıkları altında banka, perakende mağaza, restoran tasarımı, marka konumlandırma, grafik tasarım, kurumsal kimlik tasarımı ve interaktif tasarım hizmeti veriyor. 2017 başında faaliyete geçen ve hem tasarımı, hem uygulaması Workshop İstanbul tarafından yapılan Ankara Yüksek Hızlı Tren Garındaki DenizBank Dijital Şubesi, marka mimarisinin en önemli örneklerinden biri.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir