Kimyager bir kadından, temizlik markası: HighGenic

Geri

 

“Akıllı Temizlik” sloganı ile ev bakım ve temizlik ürünleri sektörüne hızlı bir giriş yapan 1K Kimya, HighGenic markasıyla milyonlarca kadının gönlünü fethetti. 

Kısaca kendinizden ve markanızın hikayesinden bahsedebilir misiniz?

Birincilikle kazandığım İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’nden 1988 yılında mezun oldum. Profesyonel iş hayatına özel sektörde biyokimya alanında başladım ve kimya sektöründe devam ettim. Bu esnada diagnostik üretimi ile ilgili Almanya’da eğitim gördüm. 2000 yılında Ar-Ge’sini, tasarımlarını ve üretimini kendi yaptığı ürünlerle temizlik sektörüne adım attım. Türkiye’de henüz leke çıkarıcı ürünler bulunmazken Dr. Clean markası altında kendi oluşturduğum özel formüller ile tüketicileri leke çıkarıcı ürünlerle tanıştırdım. Bu marka ile Migros, Carrefour, Metro ve Kipa gibi ulusal ve yerel zincirlerin yanı sıra; Almanya, Yunanistan, Hindistan, Rusya, Kazakistan, Irak, Suriye, Mısır, Libya ve Ukrayna gibi farklı ülkelere ihracat yaparak, kimya sektöründe öncü konuma geldik. Tasarladığım bir ürünle 2004 yılında Chicago’da katılmış olduğumuz Private Label (PLMA) fuarında “yenilik ve tasarım birinciliği” ödülü aldım. 2010 yılında 1K Kimya’yı kurdum. ‘’HighGenic’’ markası ile silikonlu temizleyici, derz temizleyici, evsel leke çıkarıcılar ve leke çıkarma mendilleri gibi birçok “çok amaçlı temizlik ürününü” Türk tüketicisi ile tanıştırdık. HighGenic, kurulduğu yıl Türkiye’nin en büyük market zincirleri olan A101 ve BİM başta olmak üzere, Özdilek gibi pek çok yerel ve ulusal market raflarındaki yerini aldı.

Özgün, yenilikçi, hayatı kolaylaştıran ve tüketicilerin (özellikle kadınların) işini kolaylaştıran ürün tasarımları ile bugüne kadar 200’den fazla ürünün formülünü geliştirdim.

“Narsprin ve HighGenic Silikonlu Temizleyici” hayatımda dönüm noktası yaratan iki önemli üründür. Şu anda 1K Kimya A.Ş.’deki Yönetim Kurulu Başkanı görevini sürdürmeye devam ederken biryandan da kimyager olarak Ar-Ge departmanın başında bulunuyorum.


Sektörünüzde birçok global marka var. Bu markalar arasında başarılı bir ivme yakaladınız. Başarınızı neye borçlusunuz?

1K Kimya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sevginar Baştekin

Biz global güçlü markalar arasından sıyrılmayı ve onların yoğun kullandıkları raflarda ürünlerimizi konumlandırabilme başarısını yenilikçi, farklı, pazarda olmayan kaliteli ürünler geliştirerek başarıyoruz. Biz kimyacıyız ve Ar-Ge’yi seviyoruz. Güçlü bir öngörümüz, çalışkan ve yılmayan bir yapımız ve ekibimiz var. Asla başka firmaları taklit etmiyoruz. Hatta hep ayrışmaya çalışıyoruz. Kendi işimi yapmaya karar verdiğim 2010 yılından beri hiçbir ürünü geliştirirken ne kadar satarım ve ne kazanç sağlarım diye çalışmadım. Motivasyonum hep en iyi ürünü nasıl yaparım ve farklılık katarım isteği oldu. Bu mücadele arasında iş ortaklarımız da bize her zaman inandılar ve güvendiler. Biz de ürünlerimizin farklılığı, çeşidi, kalitemiz ile onları memnun ettik. Hep söylediğim gibi, aslında son sözü tüketici söyler, yani aslında patron onlar. Tüketici ürünlerimizi tercih ediyor, seviyor ve bu bizi güçlü kılıyor. Verdiğimiz mücadeleyi kolaylaştırıyor.


Şimdiye kadar işinizle ilgili neler yaptınız? İlk başlangıçtan itibaren bugün geldiğiniz durum/ büyüklük nedir?

2015 yılı üretim kapasitemiz 4.000 ton/yıl. Üretim adedi olarak da 3 milyon ürün/ adet (şişe) civarındaydı. 2016 yılında üretimimiz %204 arttı. Yani bir başka ifade ile 2016 yılında üretimimiz bir önceki yıla göre 2 kat artış gösterdi. 2016 yılında üretimimiz tonaj olarak 12.000 ton/yıl oldu.  Ürün adet (şişe) olarak hesaplandığında ortalama 10.000.000 milyon adet ürün üretimi gerçekleştirdik.  Bu yıl, 2017 yılı için yapacağımız makine ve ekipman yatırımımız ile yaklaşık %40-50’lik bir kapasite ve üretim artışı planladık. Üretim şeklimizin tamamen otomasyona dayalı olması sebebiyle 50’nin üzerinde çalışanımız var.


Hemen hemen Türkiye’nin her yerindesiniz. Bugün 13 bine yakın satış noktanız var. Böyle geniş bir alanda pazarlama İletişimi stratejilerinizde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Biz 1K Kimya şirketini kurarken ve HighGenic markamızı ilk piyasaya sunarken çok temel prensip kararlar alıp uzun süreli stratejiler belirledik. Bunlardan en önemlilerinden birisi de ürünlerimizi Türkiye’ nin her yerinde çok fazla sayıda mağazası ve şubesi olan BİM, A101 gibi indirimli marketlerde satılmasını sağlamaktı. Bugün bunu gerçekleştirmiş durumdayız. İndirimli marketler grubuna daha sonra Hakmar’ da katıldı. Çok yakında 4000’ den fazla şubesi olan Şok marketlerde dahil olacak. Bu marketlerle çalışmanın en büyük avantajı ürünlerimizi çok fazla sayıda tüketici ile buluşturma şansını elde etmemiş olmamız.

Bildiğiniz gibi optimum fiyat ve maksimum kaliteyi yakaladığınız zaman bir ürünün en güzel reklamı aslında kendisi. Biz de kendi geliştirdiğimiz özgün ürün formüllerimizle bu başarıyı yakaladık ve bunu sürdürerek tüm Türkiye’deki penetrasyonumuzu devam ettirme amacındayız. Geniş müşteri kitlemizle olan iletişimimizi de hem reklam-tanıtım boyutu ile hem de müşteri ilişkileri açısından çalıştığımız profesyonel sosyal medya yönetim ajansları, kreatif ve PR ajanslarımızla yaptığımız ortak çalışmalarla yönetiyoruz.
 

Logoda yüzünüzü kullanma fikri nereden geldi? Özel bir tasarımcıyla çalıştınız mı?

Aslında bu fikir de yukarıda bahsettiğim şirket kuruluşunda belirlediğimiz uzun süreli stratejilerimizin bir parçası. Farklılaşmak bizim olmazsa olmazımız. O yüzden HighGenic markasını oluştururken ve konumlandırırken, diğer markalardan nasıl ayrışırız sorusundan yola çıktık. Bir de temizlik sektöründe üretilen ürünleri biz kadınlar daha çok kullanıyoruz. Ama ürünleri üreten ve geliştirenler daha çok erkeklerin hegemonyasında, piyasadaki markaların da isimleri hep erkek ve güç çağrıştıran isimlerden oluşmakta. Aslında temizlik işi daha çok kadın işi ve kullanıcı olarak kadınlarımızda bu konuda çok bilinçli ve seçiciler. Ben de bir kadın olarak, üstelik Kimyager bir kadın olarak, bir temizlik ürünü ‘’nasıl olmalı’’yı sanırım biraz daha iyi biliyorum ve kadınların beklenti ve ihtiyaçlarını daha iyi karşılayabiliyorum. Tabi burada yanlış anlaşılma olmasın, nihai takdir ve seçim her zaman olduğu gibi son tüketicinin yani müşterinin. Sonuç olarak, biz ürettiğimiz ürünlerin arkasında gerçek bir insan, üstelik kadın bir kimyager olduğunun altını çizmek istedik ve benim siluetimin olduğu logoyu oluşturup kullanmaya başladık. Bu konuda çokta güzel takdir ve yorumlar alıyoruz. Logomuzla vermek istediğimiz diğer bir mesaj da; ürünlerimizin kalitesine güveniyoruz ve altına imzamızı atıyoruz.

 

Logonuz, erkek egemen bir sektöre farklı bir bakış açısı kazandırmış olabilir mi?

Bence kesinlikle evet, ama nihai takdiri gene son kullanıcılara yani müşterilere bırakmak istiyorum.

Bundan sonraki çalışmalarınız ve hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Öncelikle geliştirmeye ve yeni ürünler yapmaya devam edeceğiz. Ürünlerimizin tüm Türkiye’ ye yayılımı için farklı satış kanalları da oluşturmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Bu hedefe, kendi içimizde oluşturduğumuz bölge satış müdürlüklerimiz ve yeni çalışmaya başladığımız distribütör ve alt bayi sistemimizle ulaşmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde ürünlerimizin yurt dışında da pazarlanması ve satışı için de profesyonel bir firma ile ihracat bazlı anlaşma yapmış bulunmaktayız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir