İmkansız Yoktur!

Geri

Adi Dassler, Olimpiyat’ın “Daha hızlı, daha yüksek ve daha güçlü” sloganını basit bir fikirle gerçeğe dönüştürmekle kalmadı, bugün milyarlarca insana ulaşan dev bir marka yarattı: Adidas!


1920’li yıllarda Adolf ve Rudolf Dassler kardeşler annelerinin çamaşır odasında, dünyanın en hafif spor ayakkabılarını üretme hedefiyle işe koyuldular. Evlerinde elektrik olmadığı için bisikletten elde ettikleri enerjiyle deriyi keserek ayakkabıya dönüştüren Dassler Kardeşler, çamaşır odasındaki üretimlerine 1924 yılında Almanya’nın Herzogenaurach kasabasında “Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası”nı kurarak devam ettiler. Ancak, ABD’li atlet Jesse Owens’i 1936 Berlin Olimpiyatları’nda dört altına götüren ayakkabıları yapıp efsane haline gelen iki kardeşin arası bu tarihten sonra açıldı.

Rivayete göre; Naziler askerlere postal yapmak için fabrikayı devraldıktan sonra savaşın sonlarına doğru Adi Dassler, işgalci ABD birlikleriyle dostluk kuruyor. Bu sırada Rudi asker olduğu için ABD tarafından esir alınıp kampa düşüyor. Savaş sonrasında iki kardeş bir süre daha birlikte çalışıyor ancak Rudi, nüfuzunu kullanıp kendisini esir kampından kurtarmadığı için kızgın olduğu Adi’den ayrılma kararı alıyor. Böylelikle Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası 1948 yılında dağıtılıyor. İki kardeş Dassler adını ürünlerinde kullanmamak üzere anlaşıyorlar ve yollarına ayrı devam ediyorlar. Bu küslük dünya çapında tanınan iki büyük marka yaratıyor. Adi “Adidas”ı, Rudi’de “Puma”yı kuruyor.

 

1949-1960

18 Ağustos 1949’da Adi Dassler, Almanya Nürnberg yakınlarındaki Fürth’de Adidas markasının ticaret siciline kaydını yaptırdı. Şirketin resmi adı “Adolf Dassler Adidas Sportschuhfabrik” oldu. 1949’da ilk kez kullanılan 3 bant, yaratıldığı Herzogenaurach sınırlarında kalmayacaktı.

1952 Helsinki Olimpiyatları’nda Adidas ayakkabılarıyla yarışan Emil Zatopek, 7 günde 3 altın madalya kazanarak bugün bile geçerliliğini koruyan bir rekora imza attı. Yine 1950’lerde buzlu zeminler için geliştirilen “Samba”, dünyanın en çok tercih edilen futbol ayakkabılarından biri oldu.

İkinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılan Almanya zor günler yaşıyordu. Ancak 1954’teki Dünya Kupası’nı kazanmak onlar için tam bir moral kaynağı olmuştu. Alman Milli Takımı’nın koçu Sepp Herberger’in yakın arkadaşı Adi, tüm takım için daha hafif ve farklı bir çivi sistemine sahip ayakkabılar üretti. Macarlar yağmurda iyice ıslanmış kısa çivili ayakkabılarıyla baskı kurmaya çalışırken, Alman takımı topu daha iyi kontrol edebildiği ve daha iyi tutunabildiği için bir anda maçın seyrini değiştirdi. Bu zafer Almanya için büyük bir güven kaynağı olurken Adidas ve Adi Dassler’e ise yeni futbol ayakkabıları geliştirerek dünyanın beğenisine sunma ve sektörde pazar lideri olma şansı verdi.

Adi Dassler, 1956’da Melbourne Olimpiyat Oyunları’ndan itibaren, dört kez üst üste Olimpiyat Şampiyonluğu kazanan Al Oerter’in daha yüksek bir performans göstermesini sağlamak için özel yapım ayakkabılar üretti ve efsanelerden birini daha yazmış oldu.

 

1960-1970

Adi Dassler 1963’te ilk futbol topunu yaparak şirketinin ürün yelpazesini genişletti. 1970’te ilk resmi dünya kupası topu “Telstar”, Adidas tarafından piyasaya sunuldu. 1960’ların ortalarına doğru Adidas yarışmalar ve antrenmanlar için kıyafet üretimine başladı. 1963’te birkaç sporcu Adi Dassler’den soyunma odalarında ve duş sırasında giyebilecekleri bir ayakkabı istediler. Bu isteklerinin yeni bir dönemin başlangıcı olacağını tabi ki bilemezlerdi. Adilette, Adidas’ın en çok satan ürünlerinden biri oldu ve zamanla soyunma odalarından evlere kadar hayatın içine girmeyi başardı. 1969’da satışa çıkan bir diğer model “Superstar” ilk konçsuz, deri basketbol ayakkabısıydı. Ön kısmındaki özel kısım nedeniyle milyonlar tarafından “shell toe” (kabuk parmak) olarak tanındı. Superstar basketbol sahalarına girdikten sonraki birkaç yıl içinde liglerdeki basketbol oyuncularının yaklaşık yüzde 75’i onu giymeye başladı.

Bu dönemde de Adi Dassler’in ürünleri pek çok başarılı sporcu tarafından kullanıldı. Amerikalı kadın sporcu Wilma Rudolph 1960 Roma Olimpiyat Oyunları’ndan üç altın madalya ile büyük bir başarıya imza atarken kanguru derisinden yapılmış özel Adidas ayakkabıları giyiyordu. 1964 Olimpiyat Oyunları’nda Willi Holdorf, bitiş çizgisine ulaştığında doğru ayakkabılarla yarıştığını biliyordu. Oyunlardan önce Holdorf’la denemeler yapan Adi Dassler, sporcunun vücudunu geriye eğerek koştuğunu fark etti. Sorun topuklarından kaynaklanıyordu. Bu durum gücünü ve enerjisini boşa harcamasına neden oluyordu. Buna engel olabilmek için, sporcunun vücudunu ileriye doğru yöneltmesi gerekiyordu. Adi Dassler’in çok basit bir işlemle geliştirdiği ayakkabı sayesinde, Holdorf olimpiyat altın madalyasını kazanmaya hak kazandı. Ünlü tenisçi Rod Laver,  Olimpiyat koşucusu William Mervin Mills, uzun atlama yarışçısı Bob Beamon, ünlü futbolcu Uwe Seeler ve daha pek çok sporcu başarılarına imza atarken Adidas’ı tercih ettiler.

 

1970-1980

Adi Dassler sporcuların performanslarını artırmalarına yardımcı olacak yenilikler geliştirirken, bu yenilikleri tam anlamıyla gösterebileceği gerçek sporculara ihtiyaç duyuyordu.

“Kelebek gibi uçup, arı gibi sokmak” sözünü hafızalarımıza kazıyan Muhammed Ali gibi özel bir sporcu, özel bir ayakkabıyı hak ediyordu. 1970 yılının Aralık ayında, New York Madison Square Garden’da Ali, Arjantinli boksör Oscar Bonavena ile dövüşüyordu. Ali karşılaşmadan yalnızca 24 saat önce Adidas’tan ona özel bir ayakkabı yapmasını istedi. Ali, zarif kadın dansçıların giydiği püsküllü kıyafetlerden esinlenen bir ayakkabı hayal ediyordu. Adidas çözümü kırmızı püsküllü, 3 bantlı eşsiz bir ayakkabı yapmakta buldu. Karşılaşmadan sonra şehirde en çok konuşulan konu, Ali-Shuffle adı verilen bu ayakkabılardı.

Adidas ilk tenis ayakkabısını, ünlü fransız tenisçi Robert Haillet ile birlikte tasarladı. Bu ayakkabı bilekleri sararak oyuncunun performansına katkıda bulunurken aynı zamanda acı verici sakatlıkları da önlemeyi amaçlıyordu. Ayakkabı adını, 1971’de 1 numaralı seri başı olan Stan Smith’den aldı. Sonrasında bu ayakkabı oyuncular arasında tam bir fenomen oldu.

1972 yılında Almanya Avrupa Futbol Şampiyonası’nda ipi göğüslerken, futbolcuların ayaklarında yine efsane Adidaslar vardı. 1974 yılında Alman takımı Adidas marka ayakkabılarıyla bir kez daha Dünya Kupası’nı kazanırken, ürün yelpazesini de genişletmeye devam ediyordu: Adidas marka ilk tenis raketi.

6 NBA rekoru, 6 MVP ödülü ve 2 MVP final ödülü sahibi olmak sizin için yeterince etkileyici değilse, Kareem Abdul-Jabbar nesillerdir kırılamayan daha pek çok rekora imza attığını bilmek belki yeterli olur. All-Star’da en çok oynayan oyuncu, All-Star’ın en skorer oyuncusu, All-Star’da en uzun süre maçta kalan oyuncu, şut rekoru, sayıya dönüşen şut rekoru gibi daha pek çoğu… Tüm bu başarıların ardından ‘’sky hook’’(gökyüzü kancası) takma adıyla sonsuza kadar hatırlanacaktı. 1976’da Kareem’in Adidas ile anlaşması, Adidas Superstar’ın siparişlerini rekor seviyeye ulaştırdı.

1978’de piyasaya çıkan The World Cup, Adi Dassler’ın ölümünden hemen önce bizzat üzerinde çalıştığı son ayakkabıydı. Dayanıklılık ve esneklik için tasarlanan bu çivili model bugüne kadar yapılan tüm futbol ayakkabılarına örnek oldu.  Adi Dassler bu son çalışmasından sonra 1978 yılında 78 yaşında iken öldü. Onun bıraktığı mirası karısı Kathe ve oğlu Horst Dassler devraldı. Horst Dassler fırsatları değerlendirme konusunda çok başarılıydı. Onun önderliğinde Adidas global pazarda lider konuma yükseldi. 1979 yılında lansmanı yapılan “Copa Mundial” modeli tüm zamanların en çok satan futbol ayakkabısı oldu. Model halen Almanya dahil pek çok ülkede üretilmektedir.

 

1980-1990

1980 yılında Alman takımı Avrupa Futbol Şampiyonluğu’nu ikinci kez kazanırken bu kez baştan ayağa Adidas’la donanmışlardı. 1984 Los Angeles Olimpik Yaz Oyunları’na katılan 140 ülkeden 124’ü Adidas giyiyordu. O yaz efsanevi 3 bantla 259 madalya kazanıldı. 1985’te Avrupa Basketbol Şampiyonası’na katılan 12 takımdan 11’i Adidas 3 bandı tercih etmişti. Yine aynı yıl Adidas, “German Marketing Prize” ödülüne layık görüldü.  80’li yıllarda Adidas tarafından ortaya atılan bir diğer model “Adicolor Hi”dı. Tüketicilerine kendi ayakkabılarını tasarlama şansı vererek, 8 farklı renk seçimi sunan modelin, yan panellerine meraklıları isterlerse beyaz bantlar ekleyebiliyorlardı. 1986 yılında Run-DMC “My Adidas” isimli bir şarkı yaptı. Adidas’ın Superstar ayakkabıları için şarkı yapmak, Run DMC üyelerinden Dr. Dees’in, Queens’te yaşayan insanların Lee jeanler, Adidas ayakkabılar ve altın kolyelerle yeni bir tarz oluşturduğunu fark etmesiyle ortaya çıktı. Bu şarkı sayesinde hem ayakkabıyı hayatın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ettirdiler hem de moda dünyasındaki yerini belirlemiş oldular. Kurucusu Adi Dassler’i yakın bir zamanda kaybetmiş olan marka, 1987’de oğlu ve Adidas’ın o dönemki başkanı Horst Dassler’i de kaybetti.

 

1990-2000

90’ların başında, Adidas  “Equipment” ile koşu ürünlerini kişiselleştirmeye başladı. Bir ayakkabıdan çok daha fazlası olan “EQT”, sporculara farklı stil ve ayak yapılarına göre seçim yapma şansı sunuyordu. Üretimi durdurulan koleksiyon, 2007 yılında muhteşem bir geri dönüş yapacaktı.

1994’te NBA’in muhteşem oyuncusu Detlef Schrempf’in de desteğiyle, daha genç bir kitleyi hedefleyerek uluslararası Adidas Streetball Challenge’ı tüm dünyaya duyurdu. Yine aynı yıl Amerika’da oynanan 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez futbolseverlerin beğenisine sunulan Adidas’ın “Predator” modeli, futbolculara topu daha iyi kontrol etme kabiliyeti, daha güçlü vuruş ve tutunma avantajı sağlıyordu. Dış tabana uygulanan yeni Traxian teknolojisi sayesinde, “Predator”, krampon dünyasında çığır açtı. 2010 Güney Afrika Dünya Kupas’nda, “Predator”, 10. kuşağın ayaklarında olacak.

1995’e gelindiğinde Adi Dassler’in ilk spor ayakkabıyı yaptığından bu yana tam 75 yıl geçmişti. Adidas bu döneme kadar pek çok kilometre taşları belirledi ve pek çok ilke imza attı. Basketbol, futbol ve tenis başta olmak üzere çok sayıda spor dalına katılımcı çekti.

1996 Adidas için oldukça başarılı bir seneydi. Avrupa Futbol Şampiyonası ve Atlanta Olimpik Oyunları’nda Adidas başarılı çizgialtı çalışmalarıyla dünyadaki spor markalarının lideri olduğunu gösterdi. Avrupa Şampiyonası’na katılan 16 takımdan 5’i Adidas giyiyordu. Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan Donovan Bailey, Lars Riedel, Nourreddine Morceli, Haile Gebrselassie ve Felix Savon Adidas, Atlanta’da yarışan 33 ülke ve yaklaşık 6000 seyirci Adidas giyiyordu.

1997’de Adidas, Salomon grubu bünyesine kattığını duyurdu. Bu birleşme ile şirketin adı Adidas-Salomon AG olarak değişti.

Adidas, 1998 FIFA Dünya Kupası’nın ve aynı zamanda ev sahibi Fransa’nın resmi sponsorluğunu da üstlenen ilk spor şirketi oldu. 1999’da 50. Yılını kutlayan adidas, artık formunun zirvesindeydi. Adidas-Salomon AG ilk kez 10.471 milyar marklık satış elde etti.

 

2000-…

2000 yılında Adidas iki önemli spor olayına hükmediyordu: Hollanda ve Belçika’da yapılacak olan Avrupa Futbol Şampiyonası ve Sydney’de yapılacak olan Olimpik Yaz Oyunları. Sydney’deki başarılı tanıtımları sayesinde New York’un en saygın ödüllerinden biri olan “Clio Award”ı kazanarak “Yılın Reklamvereni” seçilen Adidas Salomon AG, yılın satış rakamı  5.8 milyar euro ile de yeni bir rekora imza atmıştı.

2001 yılında Adidas aile şirketi bir anonim ortaklığına dönüştü ve hisseleri halka açıldı. Herbert Hainer adidas Salomon AG’nin CEO’su ve başkanı seçildi.

2001 yılında Almanya’nın en başarılı futbol klubü FC Bayern Munich ile bir anlaşma imzalayan Adidas, 2010 yılına kadar takımın resmi sponsoru, tedarikçisi ve lisans sahibi seçildi. Senenin satış rakamı yeni bir rekoru müjdeliyordu: 6.1 milyar euro.

2002 Olimpik Kış Oyunları’nda Adidas ve Salomon atletleri toplamda 191 madalyayı göğüslerken, Adidas Kuzey Amerika’da “Adidas Village” adında yeni merkez, Miami, Seul ve Milano’da yeni mağazalar açtı. 2003 sonunda satışlar 6.3 milyar dolara ulaşmıştı.

2004 yılında Adidas herkesin hafızalarına kazınan “Impossible is Nothing” global kampanyasının lansmanını gerçekleştirdi. Kampanya Muhammed Ali, Haile Gebrselassie, David Beckham ve Tracy McGrady gibi tüm zamanların en iyi Adidas sporcularının istikrarlı başarılarını gözler önüne serdi.

Adidas-Salomon AG 2005 yılının temmuz ayında Porsche Design Group ile bir lisans anlaşması imzalayarak uzun vadeli bir stratejik ortaklık içine girdiğini gösterdi. İşbirliğinin amacı yüksek teknolojili “Premium” bir marka yaratmaktı. İlk ürünleri 2007 yılında dünya çapında kullanılmaya başlandı. 2005’in bir diğer önemli olayı ise Adidas-Salomon AG’nin Reebok’ı satın aldığını duyurmasıydı.

2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’nda resmi malzeme sponsoru olan Adidas; federasyonlar, katılımcılar, görevliler için olmak üzere 3 milyondan fazla ürünün tedarikini sağladı. Çin gibi en güçlü ekipleri de içeren 16 Ulusal Olimpiyat Komitesi,  en büyük 6 olimpiyat takımı da dahil olmak üzere tüm malzemeleri temin ederek, gerçek bir olimpiyat markası olduğunu tüm dünyaya gösterdi. “MADE FOR BEIJING” adı altında 27 farklı spor dalı için ayakkabı üretildi.

2009 yılı, “3 bant” için 60.yıl-dönümünü ifade ediyor. Bu önemli olay, Adidas’ın 2009 yılı için en büyük marka kampanyalarından birini başlatmasına da vesile oldu.“60 Years of Soles and Stripes” çatısı altında lanse edilen 2009 Adidas Originals Koleksiyonu; müzik, spor ve moda dünyasının en ünlü yıldızlarını bir araya getiren ‘’house party’’ konsepti ile dünyanın beğenisine sunuldu.

Adidas kuruluşunun 60. yıldönümünü kutlarken, 3 bantı gururlandıran sporcuların en önemli hikâyelerini dünya ile paylaşmaya devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir