Contemporary İstanbul’a geri sayım başladı!

Geri

Her yıl İstanbul’u uluslararası sanat merkezlerinden biri haline getiren Contemporary Istanbul (CI) çağdaş sanat fuarı, Eylül 2017’de Akbank’ın desteğiyle gerçekleştirilecek.

Contemporary İstanbul 11 yıldır Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen galerilerinin, sanatçılarının, kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, koleksiyonerleri ve sanatseverleri İstanbul’da bir araya getiriyor. Çağdaş sanatı odak noktasına alarak Türk sanatını dünya sanatıyla buluşturan Contemporary Istanbul, bu yıl geçtiğimiz senelerden farklı olarak Kasım ayı yerine 15. İstanbul Bienali ile birçok sanat kurumunun ve galerisinin sergileriyle eş zamanlı olarak 1417 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Akbank desteği ve Ferko Ortak Sponsorluğunda İstanbul Kongre Merkezi ve İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenecek olan fuar, pek çok yenilikle yerli ve yabancı sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Fuara katılacak sanatçılardan Seval Özcan, tuval üzerinde farklı dokular ve katmanlarla soyut kompozisyonlar oluşturarak, tablolarında dünyanın ve insanlığın sessiz çığlığına tanıklık ediyor. Kimi zaman eserlerinde hayatımızdaki geçişlere, kimi zamanda toplumsal problemlere vurgu yapmayı hedefleyen sanatçı, eserlerindeki siyah beyaz ton geçişleriyle karanlığın içindeki aydınlığa, aydınlığın içindeki karanlığa dikkat çekmek istiyor. Çalışmalarında uzay, gezegenler, dünyamız, insanlık, boşluk, ritim, devinim, derinlik, boyut gibi temaları işleyen Özcan, Haziran 1983 yılında İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden  aldığı eğitimin ardından Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı.

 

ŞİDDET, SEVAL ÖZCAN, 2016. Technique: Acrylic on canvas / Tuval üzerine akrilik (Ultramarine- Silver Leaf) Measures: Diameter 1 meter / 100 centimeter / Cap 1 m

Sanatçı, bu eserinde üzerinde kaygısızca yaşadığımız dünyamızı saran şiddet fırtınası ile ilgili korkulara dikkat çekmek istiyor. İyi ile kötünün, güzel ile çirkinin kıyasıya rekabeti tasvir ediliyor.

SÜKUNET, SEVAL ÖZCAN, 2016. Technique: Acrylic on canvas / Tuval üzerine akrilik (Copper Leaf- Bakır Varak) Measures:Diameter 1 meter / 100 centimeter / Cap 1 m

 

Bedenindeki ikiliklerin bir olduğu dünya, yeniden dengeyi ve sükuneti yakalıyor. Sanatçı barışın ve huzurun galip geldiği, iyilerin her zaman kazandığına dikkat çekmek istiyor.

KIYAMET, SEVAL ÖZCAN, 2016.

Kıyamet aslında bir bilinç uyanışının sembolü. Hem içsel hem de fiziksel dünyasındaki mücadeleye vurgu yapan sanatçı, her sürecin bir sonu olduğunu, ama her sonun aslında yeni bir başlangıç olduğunu görselleştiriyor.

MERHAMET, SEVAL ÖZCAN, 2016.

Negatif enerjinin güç kaybettiği, pozitife ait olanın daha güçlendiği yarınlara olan özlemin betimlendiği eserde bagislayan, affeden iyilik, kötülüklere üstün geliyor.

 

DÜNYANIN GÖZYAŞLARI, SEVAL ÖZCAN, 2016.

Güçlü olanın zayıf olanı yok etmesi doğanın kanunu. Ama ya düşünebilen varlık insan. Üzerinde kaygısızca yaşadığımız dünyamızı hızla tüketiyoruz. Deliyoruz, parçalıyoruz, yakıyoruz ve yıkıyoruz. Kendi yaşam alanımızı, yani kâinattaki biricik evimizi her gün biraz daha yaşanmaz hale getiriyoruz. Aslında hızla sonumuzu hazırlıyoruz. Doğa zaman zaman intikamını alsa da insanlık bundan ders çıkarmıyor. Bütün insanlık, gücü elinde bulunduran küçük grupların tehdidi altında. Bu sebepten milyonlarca masum insan ve özellikle çocuklar gözyaşı döküyor. Dünya insanın geliştirdiği teknolojilerden, keşfedildiği için adeta korkuyor. Ve bu duygusal yoğunlukla çalışan ressam; dokulu ve katmanlı tablolarında dünyanın ve insanlığın sessiz çığlığına tanıklık ediyor.

“Dünyanın gözyaşları” adlı tablo insanlık için dökülen gözyaşlarıdır. Siyah-beyaz ton geçişleriyle; karanlığın içindeki aydınlığa, aydınlığın içindeki karanlığa dikkat çeken ressam, en üst renk frekansını taşıyan mor ile dünyanın ruhunu sembolize ediyor. Önde yer alan küçük dairesel form yaşayan her bir bireyi arkada yer alan büyük dairesel form ise Dünyayı yansıtıyor. Sanatçı, her bir bireyin; hayatındaki acılarının veya mutluluklarının projeksiyonuyla Dünya dediğimiz yüce varlığı nasıl doğrudan etkilendiğini gözler önüne sermek istiyor. Adaletsizlik, eşitsizlik, acımasızlık, çaresizlik gibi evrensel sorunları tuvalinde her yönüyle ele alan sanatçı, eserinde ilahi dengenin yeniden sağlanacağına vurgu yapıyor. Dünyanın yüzünün gülmesi sadece üzerinde yaşayan insanların mutluluğuna bağlı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir